Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Boğazın 3. İncisi görkemli törenle açıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz”dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  "Yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz"dedi.

İstanbul’un iki yakası Yavuz Sultan Selim Köprüsü‘yle üçüncü kez birleşti.Boğazın 3. İncisi Yavuz Sultan Selim köprüsü görkemli törenle 26 Ağustos Cuma bugün açıldı.

Köprü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım,Uluştırma Bakanı Ahmet Arslan,Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu,11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,Bakanlar,Milletvekilleri,Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş,İlçe Belediye Başkanları,Milletvekili Metin Külünk,Avrupa eski bakanı Egemen Bağış,İl Başkanı Selim Temurci,Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Şahin Pirdal,Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta,Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın,Beykoz  Kaymakamı Ahmet Katırcı,Milletvekili Harun Karaca,Doğu ve Güneydoğu Anadolular Konfederasyon Başkanı Seyit Ateş,AK Gaziosmanpaşa kadrolar,AK Parti Gaziosmanpaşa ilçe teşkilatları ve çok sayıda dünya liderinin katılımıyla hizmete açıldı.

AK Parti Gaziosmanpaşa İlçe Teşkilatı boğazın 3. yeni incisinin açılış törenine gitti.

Fatma Tatar'ın fotoğrafı.

Fatma Tatar'ın fotoğrafı.

Fatma Tatar'ın fotoğrafı.

Fatma Tatar'ın fotoğrafı.


Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nun açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin önünü kesmek için, bilhassa 3 yıldır maruz kaldığımız çok sayıda saldırıya rağmen, görüldüğü gibi yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Türkiye’nin, sadece bu köprünün temelinin atılmasından açılışına kadar geçen sürede yaşadıklarını alt alta sıralasak, pek çok ülkenin asırlık tarihinde yaşadıklarını geride bırakır” dedi.

Dünyanın en büyük ve en uzun asma köprüsü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve 215 km’lik Kuzey Otoyolo’nun’nün açılış töreninde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, bakanlar, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, kuvvet komutanları ve milletvekilleri de hazır bulundu.

Başbakan Yıldırım, “Yavuz Sultan Selim Köprüsü yarın hizmete girecek. Şimdi FSM Köprüsü’nden geçen bütün kamyonlar, otobüsler, tırlar artık yarından sonra şehir içine giremeyecek.” dedi.

Yıldırım, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün açılış törenindeki konuşmasına, Arif Nihat Asya’nın “Ey ayyıldızlı bayrak / Dalgalandığın yerde ne korku ve ne keder / Gölgende bana da bir yer ver / Sabah olmasın, gün doğmasın ne çıkar / Türkiye ayyıldızı düşün yeter” dizelerini okuyarak başladı.

Bugünün İstanbul için büyük bir gün ve 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü olduğunu anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

Başbakan Binali Yıldırım, “Bu köprü 3 yılda bitecek.’ dedik. 2 yıl sonra gazetenin birinde, ‘köprüden geriye 2 tane kule kaldı…’ diye başlık atanlar gelsinler İstanbul’un köprüsünü görsünler.” dedi.

“Anadolu’nun kapılarını açan Alparslan’ın ruhu şad olsun. İstanbul kapılarını açan Sultan Fatih Mehmet Han’ın ruhu şad olsun.15 Temmuz’da Türkiye’nin geleceği için demokrasimizin yaşaması için hayatını seve seve veren şehitlerimizin ruhu şad olsun. Gazilerimize Allah uzun ömürler versin. Bölücü terör örgütünün ülkemize yaptığı kalleş ve hain saldırılara göğsünü siper ederek, canını seve seve veren şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekanları cennet olsun.”

Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne ilave olarak bu kez İstanbul’a yeni bir gerdanlık taktıklarını dile getiren Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

“Yavuz Sultan Selim geliyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile iki kıtayı birbirine bağlıyoruz. Bugün 26 Ağustos Gazi Mustafa Kemal’in Büyük Taarruzu’nu başlattığı günün yıl dönümü. Büyük taarruzla bütün dünyaya Türk’ün asla ve asla esareti kabul etmeyeceğini gösteren gündür. İşte bugün sevgili İstanbullular, Alparsan’ın ordularının ve Mustafa Kemal’in ordularının ve günümüzdeki onların temsilcilerinin Fırat Kalkanı operasyonunu yürüttüğü gündür.”

Yahya Kemal’in “Kopar fırtına Türk ordusudur yarabbi/ Senin uğrunda ölen budur yarabbi/ Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın/ Galip et çünkü bu son ordusudur İslam’ın” dizelerini okuyan Yıldırım, “Allah’ın izniyle galibiyet bizimdir, galibiyet bizim olacak inşallah. Çünkü niyetimiz hayır, akibetimiz hayırdır inşallah.” şeklinde konuştu.

Başbakan Yıldırım, İstanbul’un kıtaları, medeniyetleri, kültürleri birbirine bağlayan “köprüler şehri” ve 79 milyonun özeti, eşsiz bir şehir olduğunu söyledi. 

Açılışı yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün sadece bir köprü değil aynı zamanda bir sanat eseri, bir mühendislik harikası, dünyanın en geniş köprüsü, üzerinden demiryolu geçen en uzun köprü olduğunu aktaran Yıldırım, katılımcılara “En güzel eserleri, en güzel köprüleri, Marmaray gibi tünelleri yapmak da size yakışır, sizin evlatlarınıza yakışır, Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarına yakışır.” şeklinde seslendi.  

Yıldırım, köprünün temelinin 3 yıl önce atıldığını anımsatarak, “Değerli İstanbullular, 29 Mayıs 2013’te, burada bu köprünün temelini attık. 11. dönem Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Bey ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu o büyük günde dedik ki ‘bu köprü 3 yılda bitecek.’ 2 yıl sonra gazetenin birinde, ‘köprüden geriye 2 tane kule kaldı…’ Bugün o başlıkları atanlar, gelsinler İstanbul’un köprüsünü görsünler. Yavuz Sultan Selim’i görsünler.” diye konuştu. 

“Türkiye sizinle gurur duyuyor” tezahüratlarına, “Biz sizinle gurur duyuyoruz” karşılığını veren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O büyük padişah ne diyor biliyor musunuz? ‘Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklıksa ölüme götürür.’ Eğer biz korksaydık, bu aziz millet korksaydı, 15 Temmuz gecesi bir daha aydınlanmayacaktı ama Recep Tayyip Erdoğan, ‘inin meydanlara’ dedi, 79 milyon indi meydanlara ve Türkiye’nin geleceğini aydınlattınız. Allah sizden razı olsun. Bu köprüyü yapmaya karar verirken, Cumhurbaşkanımızla üzerinde çok düşündük. En az 3 ay, güzergahları beraber inceledik, ‘oradan mı olsun, buradan mı olsun, güneyden mi olsun, kuzeyden mi olsun’, 4 tane güzergah inceledik. Sonunda en doğru yeri bulduk. İşte Boğaz’ın en kuzeyinde, Karadeniz’in girişinde, bu tarihi eseri, bu mühendislik harikasını İstanbul’a kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Değerli hemşehrilerim, bu köprü sadece İstanbul’a hizmet etmiyor. Bu köprü, Uzakdoğu’dan, Çin’den yola çıkıp Londra’ya kadar giden tarihi İpek Yolu’ndaki bütün yolculuklara hizmet ediyor. Bu insanlığı birbirine bağlayan ve medeniyetleri birbiriyle buluşturan en güzel eserlerin başında geliyor.” 

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yarın hizmete gireceğini belirten Yıldırım, “Köprünün özelliği şu, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçen bütün kamyonlar, otobüsler, tırlar artık yarından sonra şehir içine giremeyecek. Hepsi ‘Yavuz’ diyecek, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecekler. Böylece İstanbul’un trafiği, biraz daha rahatlayacak. Bir uçtan da Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçince, hemen önlerine Osmangazi çıkacak. Oradan da Körfez’i geçecekler, ver elini Bursa, ver elini İzmir… ‘Yol medeniyettir’ dedik yollara düştük. 14 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye’ye 18 bin kilometrenin üzerinde yeni bölünmüş yol yaptık. Ülkemizin, milletimizin hızlı tren hayalini, gerçeğe dönüştürdük. Havayolunu halkın yolu yaptık. Akıl yollarıyla yurdun her köşesini donattık. Neden yaptık? Çünkü biz, ülkemizi seviyoruz, milletimizi seviyoruz. Halka hizmet Hakka hizmettir diyoruz. Bunun için yaptık.” şeklinde konuştu. 

Yıldırım, Türkiye’nin bu kutlu yürüyüşünü çekemeyenlerin olduğunu söyledi. Bu kişiler çekemese de onların planı varsa, Hakkın da halkın da bir planı olduğunu dile getiren Yıldırım, halkın desteği oldukça, kendilerine karada da havada da denizde de ölüm olmadığını anlattı.

BU ÜLKEYİ NE BÖLÜCÜLERE NE DE DARBECİLERE TESLİM ETMEYECEĞİZ

Başbakan Yıldırım, çok önemli bir eseri hayata geçirdiklerini vurgulayarak, “Ancak bununla işimiz bitmiyor. Daha çok işimiz var. Biliyorsunuz Sultan Fatih Mehmet gemileri karadan denize indirdi. Onun torunları Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da trenleri denizin altından geçirdi. Arabaları da denizin altından geçiriyor. Fatih’in torunlarına da bu yakışır. Kıskanıyorlar. Çekemiyorlar. Varsın kıskansınlar. Biz vatandaşlarımızın geleceği, ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için canımızla, kanımızla mücadelemize devam edeceğiz. Bu ülkeyi ne bölücülere ne de darbecilere asla teslim etmeyeceğiz.” diye konuştu.

MEMLEKETİMİZİ DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN ÜLKELER ARASINA SOKACAĞIZ

Yıldırım, Yavuz Sultan Selim’in bir sözünü hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Yavuz Sultan Selim şunu söylüyor; ‘Biz bunca meşakkate alkış uğruna katlanmadık. Halis niyetimiz rızayı ilahidir.’ Bizim de niyetimiz rızayı ilahidir. Hakkın, sizin rızanızdır. İşte böyle inanmış bir millet olduğu müddetçe, biz hiçbir zorluğa pabuç bırakmayız, her türlü zorluğun üstesinden geliriz. Kim ne yapmaya çalışırsa çalışsın, medeniyet yolculuğunda emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz. Hanımlar, 15 Temmuz gecesini unutmuyoruz. Hepiniz sokaktaydınız. Hepiniz demokrasi nöbetindeydiniz. Ülkeye, Türkiye’ye sahip çıktınız. Gençler ülkemize sahip çıktınız. Hepinizden Allah razı olsun.”

Eserin yapılmasında emeği geçenler olduğunu dile getiren Yıldırım, “Emeği geçen yüklenici firmaya, ayrıca Ulaştırma Bakanlığının Bakan başta olmak üzere, görev yapan tüm bakanlarına, tüm çalışanlarına, Karayollarına teşekkür ederim. Ama en büyük emek, gayret, bu projelere karar veren, bize önderlik yapan Recep Tayyip Erdoğan’ındır. Sayın Cumhurbaşkanım, liderliğinizde daha çok ama çok projeler gerçekleştireceğiz. Memleketimizi dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasına sokacağız. Yapar mıyız? İşte bu inanç, bayrak oldukça üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yok.” ifadelerini kullandı.  

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegoviç, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Oktay Asadov, Pakistan Pencap Eyaleti Başbakanı Şahbaz Şerif, Sırbistan Başbakan Yardımcısı Rasim Ljajic, Gürcistan Başbakan Birinci Yardımcısı Dimitri Kumsisihvili’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda yabancı devlet adamının da iştirak ettiği tören, İstanbulluların da yoğun katılımıyla gerçekleşti. İstiklal Marşının okunması ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“DALGALARINI GEÇENLER, BU KÖPRÜ YAPILAMAZ DİYENLER OLDU”

Açılışı yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün ve Kuzey Çevre Otoyolu’nun, İstanbul’a, Türkiye’ye, millete, Avrupa ve Asya kıtalarına hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje hazırlığından inşasına kadar köprünün yapımında emeği geçen bakan, bürokrat, yüklenici firma, mühendis ve işçileri tebrik etti.

Köprünün yapım sürecinde 3 başbakan iki cumhurbaşkanın çalıştığına ve köprünün temelini büyük bir coşkuyla attıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dalgalarını geçenler, istihza edenler oldu, ‘yaptırmayacağız’ diyenler oldu, buraya gelip gösteri yapanlar oldu. Ama biz dedik ki ‘bu yoldan dönmek yok, yapacağız.’ dedik. Allah’a hamt olsun, Halep oradaysa arşın burada. Allah’a hamt olsun, yaptık. Şimdi açılışını sizler birlikte yapıyoruz. Bu gurur duyulası milletimizle yapıyoruz. Siz farklısınız, siz tankların topların, helikopterlerin, F-16’ların önünde duran bir milletsiniz. Siz onlara pirim vermediniz. Size de bu eserler yakışırdı” diye konuştu.

“BİZİM ÜZERİMİZDE BİR GÖREV VAR, BU GÖREVİ YAPIYORUZ VE YAPACAĞIZ”

Millet layık olduğu her şeyin yapılacağını, ‘muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmanın’ lafla değil icraatla olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu coşkulu günü Türkiye ile paylaşarak ören iştirak eden yabancı konuklara da katılımlarından dolayı teşekkür etti ve “Biz, gerçek dostlarımızı, kara günlerimizde de, güzel günlerimizde de yanımızdan görmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, denizin üzerinden üçüncü defa Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağladıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprünün, hem tekerlekli araç geçişini, hem raylı sistemi birlikte sağlıyor olması bakımından, kendi alanında öncü bir eser olduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Şu anda iftiharla gördüğümüz, seyrettiğimiz bu köprü, inşallah dünyada bir çok şeye, yayınlara öncü olacak, bununla iftihar edeceğiz, bunu göreceksiniz. Dünya filmleri burada çekilecek, bunu göreceksiniz. ‘eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz bunlarla anılacağız.”

Avrupa-Asya bağlantısını daha önce, denizin altından Marmaray ile yaptıklarını, İzmit Körfezi üzerinde Osmangazi Köprüsü’nü hizmete açtıklarını, yıl sonunda Avrasya Tüneli’nin açılışını gerçekleştireceklerini belirten ve Kanal İstanbul ve Çanakkale Köprüsü’nün hazırlıklarının yapıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projelerle Türkiye’nin farklı bir konuma yerleşeceğini söyledi ve şöyle dedi: “Niye hazmedemiyorlar bizi? Niye kıskanıyorlar bizi? İşte bunlardan dolayı. ‘Siz bunları nasıl yaparsınız?’ diyorlar. Biz hangi milletin torunlarıyız? Bizim üzerimizde bir görev var, bu görevi yapıyoruz ve yapacağız.”

3. HAVALİMANI PROJESİ

Dünyanın en büyüklerinden olacak 150 milyon yolcu kapasiteli 3. havalimanının ilk planda yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabının 2018 yılı başında açılacağını ve İstanbul Boğazı’nın altında 3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli’ni yapmayı planladıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz esbaba tevessül ettik. Allah da bize neticesini verdi. Unutmayın güzel bir söz vardır: ‘Biz seferle emrolunduk, zaferle değil.’ Biz seferdeyiz, zafer kudret ve kuvvet sahibi olan Allah’a aittir” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin, tamamlanan, inşası süren, başlanacak olan projelerle hedeflerine adım adım ilerlediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ülkemizin önünü kesmek için, bilhassa 3 yıldır maruz kaldığımız çok sayıda saldırıya rağmen, görüldüğü gibi, yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Türkiye’nin, sadece bu köprünün temelinin atılmasından açılışına kadar geçen sürede yaşadıklarını alt alta sıralasak, pek çok ülkenin asırlık tarihinde yaşadıklarını geride bırakır. Tabii bu süreçle ilgili olarak şu gerçekleri de görmek mecburiyetindeyiz. 2013 yılının Haziran’ındaki ve Aralık’ındaki saldırıları başımız dik olarak karşılayıp boşa çıkarmasaydık, Türkiye bugüne ulaşamazdı. 2014 Mart’ındaki ve Ağustos’undaki, 2015 Haziran’ındaki ve Kasım’ındaki milli irade sınavlarından başarıyla çıkamasaydık, bugün burada olamazdık. 2015 Temmuz’unda başlayan terör eylemlerini, bölücü örgütü açtığı çukurlara gömerek hüsrana uğratmasaydık, Türkiye bambaşka bir yere sürüklenirdi. Nihayet 2016 Temmuz’undaki silahlı darbe girişimini milletimizin kahramanlığı sayesinde durdurmasaydık, nerelere savrulabileceğimizi ifade etmek bile istemiyorum.”

“BU ÜLKE 780 BİN KİLOMETREKARE TOPRAĞIYLA BİZİM VATANIMIZDIR”

Konuşmasında ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ vurgusu yaparak, hangi kökenden gelirse gelsin, bu ülkenin her ferdinin, Türk milletinin bir mensubu olduğunu ifade eden ve “Bu ülke, 81 vilayeti, 780 bin kilometrekare toprağıyla bizim vatanımızdır. Türkiye Cumhuriyeti, son ve inşallah ebedi devletimizdir.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  vurguladığı ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ ilkesinin; milletin birlik ve beraberliğinin, geleceğinin teminatı olduğu dile getirdi ve şunları ekledi: “Kimsenin bu değerlere saldırmasına, bu değerleri aşındırmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü milletimiz, bu değerleri için gözünü kırpmadan ölüme gidebileceğini, en son 15 Temmuz gecesi gösterdi. Bilmeyenlerin öğrenmesi, unutmuş olanların hatırlaması, görmek istemeyenlerin görmesi, husumet besleyenlerin ayağını denk alması için her fırsatta ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ demeyi sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün açılış tarihi olan 26 Ağustos’un, Malazgirt Zaferinin 945. yıl dönümü olmasının yanı sıra, İstiklal Savaşı’nda zaferin  müjdecisi olan Büyük Taarruz’un başladığı tarih olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin millet olarak 2200 yıllık bir devlet ve ordu geleneğine, 1400 yıllık bir medeniyet müktesebatına, 1000 yıllık bir coğrafi devamlılığa sahip olduğunu vurguladı.

“BİRLİK VE BERABERLİKLE HAREKET EDİLDİĞİNDE ÜSTESİNDEN GELİNEMEYECEK HİÇBİR SORUN YOKTUR”

Birlik ve beraberlikle hareket edildiğinde üstesinden gelinemeyecek hiçbir sorunun, ulaşılamayacak hiçbir hedefin olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Daha 100 yıl önce Çanakkale Zaferini, ardından İstiklal Harbini millet olarak birliğimiz, beraberliğimiz sayesinde kazandık. 15 Temmuz’da yine milletimizin tek vücut olarak darbecilerin karşısına dikilmesi sayesinde neticeye ulaştık. İnşallah bundan sonra da ihtilafa, tefrikaya düşmeden aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Kardeşlerim, sizlere sesleniyorum, hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız; mesele bu.  Yavuz Sultan Selim’in ve tüm ecdadın emanetine aynen bu şekilde sahip çıkabiliriz. Kıymetli kardeşlerim, birliğimizi, beraberliğimizi bozmak için, milletimizin arasına her dönem farklı fitne tohumları ekilmek istenmiştir. Bu kimin zaman Alevi-Sünni fitnesi olmuştur, kimi zaman Türk-Kürt fitnesi, kimi zaman ilerici-gerici fitnesi, kimi zaman sağcı-solcu fitnesi olmuştur. Kardeşlerim, kavramlar değişmiştir ama, amaç hep aynı olmuştur. Geçmişte bu sebepten çok acılar yaşadık, kardeşi kardeşe düşman ettiler, bizi birbirimize vurdurdular, ardından ellerini ovuşturdular. Biz her defasında akan gözyaşımızla, kanımızla, dağlanan yüreğimizle baş başa kaldık. 15 Temmuz uzun zamandır defalarca tekrarlanan bu oyunun bozulduğu tarih olmuştur.”

“Ruhunu ve bedenini Pensilvanya’daki şarlatana esir etmiş küçük bir kesim dışında, milletimiz tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla istiklalinin ve istikbalinin yanında yer almıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  15 Temmuz’da darbeyi planlayanların bu girişim başarılı olsa da, olmasa da, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin ciddi bir zafiyete düşmesini beklediklerini söyledi. Böyle olmadığını görünce PKK ve DAEŞ terör örgütlerini kullanarak terör elemleriyle gerçek yüzlerini bir kez daha gösterdiklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunlara rağmen Türkiye terörle mücadelede geri adım atmayınca, üstelik bir de Cerablus operasyonunu başlatınca yeni oyunlar peşine düştüler” diye ekledi.

“SAYIN KILIÇDAROĞLU NEZDİNDE BİRLİK VE BERABERLİK MANZARASI HEDEF ALINMIŞTIR”

Artvin’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırının da bu çerçevede de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artvin’de Sayın Kılıçdaroğlu nezdinde ülkemizin 7 Ağustos’ta Yenikapı’da Cumhurbaşkanıyla, Başbakanıyla, Genelkurmay Başkanıyla, CHP ve MHP genel başkanlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, tüm toplum kesimleriyle sergilediği birlik ve beraberlik manzarası hedef alınmıştır” değerlendirmesini yaptı ve Kılıçdaroğlu ile beraberindekilere geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cizre halkının, geçtiğimiz yıl yaşanan hadiselerde bölücü terör örgütünün gerçek yüzünü görüp, teröristleri kazdıkları çukurlarda terk ettiği ve devletinin yanında yer aldığı için terör örgütünün intikam saldırısına uğradığına işaret etti ve Pazar günü Gaziantep’e başsağlığına gidiyorum, oradaki şehitleri anmaya gideceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Eğer lider taşın arkasına gizlenirse, millet ve ordu dağın arkasına gizlenir, bu bir kelamı kibardır. Onun için yürüyeceğiz, üzerine üzerine yürüyeceğiz. Bütün bu saldırılar, Suriye’deki operasyonu tüm terör örgütlerini kapsayacak şekilde geniş tutmamızın ne kadar isabetli olduğunun tescilidir. Bu son saldırılarında PKK, DAEŞ, FETÖ gibi terör örgütlerinin de arkasındaki güçlere sesleniyorum:  PKK gibi, FETÖ gibi terör örgütlerinin arkasındaki güçler, kendinize çekidüzen verin. Türkiye artık bu oyunlara gelmiyor ve gelmeyecek. Gelin bu milletle uğraşmaktan vazgeçin. Türkiye’de döktüğünüz kan yeter, Suriye’de döktüğünüz kan yeter, Irak’ta döktüğünüz kan yeter, Afganistan’da, Mısır’da, Libya’da, Tunus’ta döktüğünüz kan yeter, Filistin’de döktüğünüz kan yeter. Herkes çok iyi biliyor ki, Pakistan’da döktüğünüz kan yeter. Dünyanın huzuru, bu bölgelerin huzurundan geçiyor; öyleyse kanlı pençelerinizi bu bölgeden ve ülkemizden çekin. Sanılmasın ki bölge insanları durduk yerde birbirlerinin boğazına sarılıyor. Hayır, tam tersine, bölgedeki toplumlar kendi haline bırakıldığında barışı, sulhu, huzuru, refahı çok çabuk bulacak, çok çabuk keşfedecektir. Unutmayın, her gecenin bir sabahı olduğu gibi, bu karanlık dönemin de bir sonu mutlaka vardır, işte o günlerin yakın olduğuna inanıyorum.”

“31 AĞUSTOS GECESİNE KADAR YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ’NDEN GEÇİŞLER ÜCRETSİZ OLACAK”

Türkiye olarak bu konuda ellerinden gelen her türlü çabayı gösterdiklerinin ve göstermeye devam edeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar tüm halkların, tüm ülkelerinde bu anlayış birliğine en kısa sürede varacağını ümit ediyorum. Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, azıcık vicdani ve ahlakı olan herkesi bu çağrımıza destek vermeye çağırıyorum” sözlerine yer verdi.

31 Ağustos gecesine kadar Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçişlerin ücretsiz olacağını müjdeleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda köprünün yapımında emeği geçenleri kutlayıp açılış törenine katılan misafirlere  teşekkür etti ve sözlerini “Yavuz Sultan Selim Köprüsü milletimize, tüm insanlığa hayırlı olsun” temennisiyle tamamladı.

Konuşmanın ardından Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in duasını takiben Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, açılış törenine katılan devlet erkanı ile konuk devlet ve hükümet başkanları ile birlikte köprünün açılış kurdelesini kesti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından yabancı konuklarla birlikte Cumhurbaşkanlığı makam otobüsüyle, köprüden ilk geçişi gerçekleştirdi.

 

YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRRÜSÜ

Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında inşa edilen köprü, Asya ve Avrupa’yı üçüncü kez birleştirecek. Dünyanın en geniş köprüsü unvanını alacak Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 148 kilometre uzunluğundaki Odayeri-Paşaköy kesimi üzerinde yer alıyor. Köprünün, gidiş ve geliş istikametlerinde 4’er kara yolu şeridi ile ortada 2 demir yolu şeridi olmak üzere toplam 10 ulaşım şeridi bulunuyor.

Köprü, raylı geçiş sisteminin aynı tabliyede olması nedeniyle de dünyada ilk olacak. Genişliği 59 metre, kule yüksekliği 322 metre olan köprü, bu konuda da bir rekora sahip. Bin 408 metre açıklığa sahip ve toplam uzunluğu 2 bin 164 metre olan köprü, bu özelliğiyle de “üzerinde raylı sistem bulunan dünyanın en uzun asma köprüsü” unvanını alacak.

Yeni köprü ile yılda yaklaşık 1 milyar 450 milyon doları enerji, 335 milyon doları iş gücü kaybı olmak üzere toplam 1 milyar 785 milyon dolarlık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hedefleniyor.