İşgal altındaki vatanımızı kurtarmak için verdiğimiz Milli Mücadele döneminde henüz bir ordu dahi kurulmadan TBMM’nin açılmış olmasının, Atatürk ve Milli Mücadele kahramanlarının, milletimize ve onun iradesine ne kadar büyük bir önem verdiklerinin göstergesi olduğunu belirten İl Başkanımız şunları söyledi:
“Böyle de olması gerekirdi. Çünkü Meclis meşruiyettir. Meclis millettir, alınmış ve alınacak her kararda millet iradesinin tecelli ettiği yerdir. Büyük sıkıntılar, yokluklar ve mahrumiyetler içinde kurulmuş TBMM, milletimizi, bütün farklı renkleriyle beraber bir tek çatı altında toplayarak milli mücadelenin kalbi olmuş ve milletin yegane merkez olduğu bu mücadele sonrasında bugünkü cumhuriyetimizin temelleri atılmıştır.
Bazı çevreler istedikleri kadar hazmetmesin, istedikleri kadar itibarsızlaştırmaya çalışsın, TBMM, bugün de, milli iradenin ve bu doğrultuda muasır medeniyet seviyesini aşmanın, çokluk içinde birliğin ve ülkemizin bağımsızlığını başta halen büyük bir mücadele yürüttüğümüz terör olmak üzere her türlü iç ve dış tehdide karşı korumanın sembolü ve çatısıdır. Meclisimizin saygınlığını korumak ve ona yönelecek her türlü tehdidi bertaraf etmeye çalışmak, milletçe en önemli sorumluluklarımızdan biridir.
Ne yazık ki çalkantılarla geçen çok partili siyasi hayatımızda Milleti küçümseyerek, milletin iradesini tahkir ederek Meclisi yıpratmaya, gözden düşürmeye, meclisten rol çalmaya hatta topyekûn ortadan kaldırmaya dönük çabalar her zaman olmuş ama bu çabalar, yine milletimizin kararlı sinesinde akamete uğratılmıştır. Meclise kastedenler, doğrudan millete kastetmişlerdir. Milletin iradesine kastetmişlerdir.
Türkiye, artık Meclise kastedenlerin, milli iradeyi hiçe sayanların, karanlık yapılanmalarla Türkiye üzerinde siyasi operasyon yapmaya kalkışanların, devlet içinde iç devlet oluşturmaya yeltenenlerin iyice etkisizleştirildiği aydınlık bir geleceğe doğru hızla ilerlemektedir. Bu yol, hepimizin yüzünü ağartacak evrensel standartlarda bir demokrasinin ve muasır medeniyetin yoludur.
23 Nisan 1920’de dualarla açılan Meclis’in ruhu, halen de birliğimizin, beraberliğimizin, kardeşliğimizin ve hep birlikte Türkiye oluşumuzun en önemli harcıdır, teminatıdır ve hep öyle olacaktır. Türkiye’de her türlü sorunun her boyutuyla konuşulup değerlendirileceği ve yasal zeminde çözüme kavuşturulacağı yegane mekan Meclistir. Bunun dışında yol ve yöntem arayanların, hele şiddete yönelerek bundan siyasi ikbal ve gelecek umanların bu ülkede varacakları bir yer yoktur.
Bugün de Cumhuriyetimizi evrensel demokrasinin bütün gereklerini uygulamak suretiyle çok daha ileri ve büyük hedeflerle buluşturmak, kardeşliğimizi bir virüs gibi zayıflatmaya çalışan sorunları demokratik süreçleri ve mekanizmaları çalıştırmak suretiyle çözmek ve sistemimizin aksak yönlerini Yeni ve sivil bir anayasanın çizeceği çerçeve içinde gidermek için bütün gücümüzle çalışıyoruz.
Bu noktada, Meclisi hiçe sayanlar tarafından oluşturulmuş ve artık çağın gerçekleri karşısında iyice yetersiz kalan darbe anayasasından kurtulup gerçek bir toplumsal sözleşme görevi görecek yeni bir anayasanın ihdasını en önemli önceliklerden biri olarak görüyoruz.
96 yıl önce 23 Nisan’da, bütün renk ve tonlarımızla nasıl ve hangi ruhla TBMM sıralarını doldurup bu toprakları vatan yapan büyük bir mücadeleden yüz akıyla çıktıysak, bugün de bütün farklılıklarımız ve bütün renklerimizle el ele verip bir barış ve kardeşlik iklimi içinde Türkiye’yi küresel bir güç yapmanın çabası içindeyiz. Bugün de aynı coşku ve heyecanla egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir, Millet meşruiyetin biricik kaynağıdır diyoruz.”
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Meclis Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milli iradenin hayat bulduğu bugünü Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ilan ettiğini hatırlatan İl Başkanımız, “Dünya ülkeleri arasında çocuklara armağan edilen tek evrensel bayram olma özelliğini taşıyan 23 Nisan, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin çocuklarımıza olan güveninin de ifadesidir. Çocuklarımız hem gelecekten aldığımız bir ödünç ve emanet, hem de geleceğimizin en önemli belirleyicilerdir. Bu nedenle çocuklarımızı çağın gerektirdiği bilgilerle donatmak kadar, yüce ideal ve değerleri özümsemiş şekilde milli ve manevi değerlerimizle, edep, ahlak ve irfanla mücehhez şekilde yetiştirmek, ülkemizin ve milletimizin bekası adına son derece hayati bir önem taşımaktadır. Çünkü çocuklarımızı nasıl yetiştirirsek geleceğimiz de öyle şekillenir. Bu noktada milli olanı baz alıp evrenselle kucaklaşarak çocuklarımızın aydınlık yarınların en güzel belirleyicisi olmaları adına canla başla çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz.
İçtenlikle inanıyoruz ki, sadece Türkiye’nin değil, başta birçok sorunla boğuşan gönül coğrafyamızın çocukları olmak üzere, dünyanın bütün çocukları daha adil, daha barışçı ve daha paylaşımcı bir dünyada yaşamayı hak ediyor. Bu konuda Türkiye’nin değer, misyon ve öneminin de şuurundayız ve çocuklarımızın da bu şuurda yetiştirilmesine büyük değer veriyoruz.
Bu anlamlı gün vesilesi ile bize millet olma şuurunun en güzel örneklerini sunmuş milli mücadele kahramanlarımızı bir kere daha minnet, şükran ve rahmetle anıyor, başta geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularla kutluyorum” dedi.

