AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Kadın Kolları tarafından düzenlenen “Şubattan Sonra” belgesel gösterimi programında konuşan İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, “Halen 15 Temmuz’u yaşadıktan sonra gazete manşetlerinde ‘Karargah Rahatsız’ ifadelerini okuyorsak, bu ülkede ve topraklarda yaşayan herkese çok büyük sorumluluklar düşüyor. Biz 15 Temmuzda karargahın kime ait olduğunu millet olarak gösterdik” dedi.
28 Şubat mağdurlarının şahitliklerini ve neler yaşandığını özetleyen “Şubattan Sonra” belgesel gösterimi Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Gösterime, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya, İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul Milletvekillerimiz Fatma Benli, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanımız Şeyma Döğücü, İl Yönetim Kurulu üyelerimiz, Toplumsal Hafıza Derneği Başkanı Fatma Aydın Ataş, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları ile partililer katıldı.
Program öncesi Aile Bakanımız Kaya, İl Başkanımız Temurci, İBB Başkanımız Topbaş ve Kadın Kolları Başkanımız Döğücü, fuaye alanındaki 28 Şubat Fotoğraf Sergisini gezdi. Protokolün sergiyi gezdiği esnada 10 yaşındaki Ebrar Tığ isimli genç kız, İl Başkanımız Temurci’yi bir anda karşısında görünce şaşırdı. Genç kızın başkana adını söylemesi üzerine Temurci, genç kızı yanına çağırarak yanaklarından öptü. Ardından Başkanımız Temurci, genç kıza Kadın Kolları Başkanı, Bakan Kaya ve İBB Başkanı Topbaş’ı tanıyıp tanımadığını sordu.
Protokolün bir süre sohbet etmesinin ardından Bakan Kaya, genç kızla beraber sergiyi gezdi. Ardından salona giriş yapan protokolü partililer coşkuyla karşıladı.
“Ders alındığı taktirde gelecek çok daha güçlü bir şekilde bizlerin olmaya devam edecektir”
Kadın Kolları Başkanımız Şeyma Döğücü’nün açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen İl Başkanımız Selim Temurci, partililere hitap etti. 28 Şubat’ta herkesin kendine göre birçok çileyi çektiğini belirten Temurci, “Ancak 28 Şubat en fazla hanımlarımızın çektiği çileyle hatırlanan bir darbedir. Onun için hanım kardeşlerimizin bugün burada böyle bir buluşmada olması, 28 Şubatta onlarla birlikte konuşmamız bugün ve yarın Türkiye’nin geleceği için çok önemlidir. Acaba 28 Şubat dediğimiz o post modern darbe bu coğrafyanın, üzerinde yaşadığımız topraklarda gördüğümüz felaketlerden sadece birimiydi. Darbe dediğimiz şey bu topraklarda 28 Şubat ya da 15 Temmuz muydu. Aslında tarih içerisinde coğrafyamızda yaşamış olduğumuz her bir darbe, girişim ayrı ayrı analiz edilmesi gerekir. Biz 28 Şubat’ı, 15 Temmuz’u yaşarken bize bu darbeyi yaşatanlar, rahmetli Adnan Menderes’i 1960’da darbeyle darağacına gönderenler, hatta astıktan sonra idam ettikleri ipin parasını bile ailesinden isteyen o alçaklar bu milletin çocukları olabilir miydi. 15 Temmuz’da bizim insanımıza bizim silahımızla o tankları, tüfekleri doğrultanlar bu ülkenin çocukları olabilir miydi? Bunlar bir anda nasıl yetişmişti. Onun için tarih içerisinde 28 Şubatlar da 15 Temmuzlar da sadece bir noktadır. Ders alındığı taktirde gelecek çok daha güçlü bir şekilde ümmet, medeniyet anlayışı olan ve bu topraklara aşık olan bizlerin olmaya devam edecektir” dedi.
“Biz 15 Temmuzda karargahın kime ait olduğunu millet olarak gösterdik”
“Sultan Abdülaziz katledildiği zaman onu katledenleri aslında bugün burada daha net bir şekilde görmemiz lazım” diyen İl Başkanımız, “28 Şubat’ta başörtüsünden ve bu milletin inancından korkanlarla 1876’da Sultan Abdülaziz’i öldürenler, 31 Mart 1909’da Sultan Abdülhamid’i tahttan indirenler ve Menderes’i idama götüren ruh İttihatçı ruhtu ve jön Türk anlayışıydı ve 28 Şubat’ı da , 15 Temmuz’u da yapan aynı ruhtu. Dolayısıyla bu topraklarda darbe geleneği asla unutulmamalıdır. Halen 15 Temmuz’u yaşadıktan sonra biz gazete manşetlerinde ‘Karargah Rahatsız’ ifadelerini okuyorsak, hanım kardeşlerimize bu ülkede ve topraklarda yaşayan herkese çok büyük sorumluluklar düşüyor. Biz 15 Temmuz’da karargahın kime ait olduğunu millet olarak gösterdik. 28 Şubat’ta sizin ve annelerinizin duaları bize yepyeni kapılar açtı. Sizin gibi dualar edecek, ellerini kaldırıp ‘Amin’ dediğinde duaları kabul edilecek nesiller yetiştirmek şu anda bu ülkenin en büyük imtihanıdır. Allah bu imtihandan başarıyla çıkmayı herkese nasip eylesin” ifadelerini kullandı.
“AK Parti 27 Nisan e-muhtırasına karşı duruşuyla bu milletin iktidara gelebileceğini gösterdi”
İl Başkanımız Dr. Selim Temurci sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Erbakan hocanın 28 Şubat’ta o meşhur MGK’da boncuk boncuk terleyen halini gördüğümüzde hep birlikte çok farklı duygular hissetmiştik. Bugün burada 28 Şubat’ı konuşmak çok kolaydır. Bugün burada bin yıl sürecektir diyenlerin olmadığını görüyoruz. Ama hamd olsun Erbakan hocamız da manevi şahsiyetiyle burada, biz de buradayız, siz de buradasınız ve olmaya da devam edeceğiz. Ben 28 Şubat’ın bu millete en büyük hediyesinin Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti olduğunu söylüyorum. 28 Şubat yaşanmadan adeta bir tarlayı sürer gibi ülkeyi hazır hale getirmişlerdi. Birçok insanı katletmişlerdi. AK Parti döneminde 2001’de kurulduğumuzda 2002’de iktidara geldiğimizde şunları söyledik; bu milletin 28 Şubat’a verdiği cevaptır 3 Kasım 2002. Bu cevabın devamı bizim için çok önemlidir. Seçildiği halde iktidara hiçbir zaman gelemeyenleri AK Parti, 27 Nisan e-muhtırasına karşı duruşuyla bu milletin iktidara gelebileceğini gösterdi.”
“Bu vesayetçileri tarihin çöp sepetine atmak 16 Nisan’da en büyük görevimizdir”
“Bu hükümetin adının vesayetçi parlamenterizm idi” diyen İl Başkanımız Temurci, “Vesayet odaklarından biri medyaydı, biri ordu, biri iş dünyasıydı, biri üniversiteydi. Milletin kendilerine vermediği hakkı milletin üzerinde kullanarak, milletin iktidarını çalan bu vesayetçileri tarihin çöp sepetine atmak 16 Nisan’da en büyük görevimizdir. Bunu hep birlikte başarmalıyız” diye konuştu.
İl Başkanımız Temurci’nin ardından bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ise, “Bugün üzerinden 20 yıl geçen 28 Şubat, ‘millete rağmen ve millet dışı iktidar’ anlayışında olan vesayetçilerin, parlamenter sistemde benzerlerine sıklıkla tanık olduğumuz darbelerinden biri ve ‘post modern’ kılıflı olanıdır. Biliyorsunuz, bu kavramlaştırmayı, bizzat darbecilerin kendisi yapmıştır. 28 Şubat; amaçları, aktörleri ve sonuçları itibarıyla bir ‘proje’dir. Bu ülke insanlarının zulmüne, haksızlığına ve hukuksuzluğuna çok aşina oldukları, bir ‘toplumu, siyaseti ve milleti dizayn’ projesidir. 28 Şubat, takvimden bir gün değil, hazırlıkları ve etkileriyle uzun bir ‘sürecin’ adıdır” dedi.
“28 Şubatı bize yaşatanlar milletten asla bir destek göremediler”
“28 Şubatın en büyük acılarını yine kadınlar çekti” diyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya, “Burada 28 Şubat yüzünden hayatlarının bir kısmı gasp edilen, en temel hakları elinden alınan değerli dostlarımız, ablalarımız, büyüklerimiz var. Biz kaderin üstünde bir kader olduğuna iman etmiş insanlarız. Çalışıp üzerimize düşeni yapacak, mücadelemizi verecek, ondan sonra da tevekkül edeceğiz. İşte sizler, o yenilgi, yenilgi büyüyen zaferin isimlerisiniz. 28 Şubat’ı bize yaşatanlar milletten asla bir destek göremediler. Nitekim, 2001’de kurucu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde siyasi hayatına başlayan AK Partimiz, Kasım 2002 seçimlerinde ezici bir üstünlükle tek başına iktidara geldi. Daha sonra da her seçimde oyunu artırarak iktidarını pekiştirdi. Artık korkulu rüya görmektense uyanık kalacağız. Türkiye’yi, istikrarını sağlam teminatlar altına alan yeni ve çağdaş bir sistemle buluşturmak gerekiyor. Öyle bir sistem kuralım ki, milli irade gaspına alışmış vesayetçilerin bütün ümitleri sona ersin” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Kaya, 28 Şubat’ta mağdur olan kadınların avukatlığını yapanlara plaket verdi. Daha sonra İl Başkanımız Temurci’nin de aralarında olduğu protokol hatıra fotoğrafı çektirdi. Programın ardından İl Başkanımız Temurci’ye partililer yoğun ilgi göstererek, fotoğraf çekildi.
İl Başkanımız Dr. Selim Temurci 28 Şubat post modern darbesinin 20. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkanımızın mesajı şöyle:
“Çok partili hayata geçtiğimizden bu yana, siyasi hayatımızda yaşanan bütün çalkantıların temelinde, birtakım vesayetçi güç odaklarının millete ait egemenliği ya hepten gasp etmeye ya da ortak olmaya çalışması vardır. Bu ülkede seçkinci odaklar milleti bir türlü hazmedemediler. Milleti hep küçümsediler.
Demokrasiyi, hep millete belli ölçüde verilecek bir lütuf gibi gördüler.
Kendilerini hep çağdaş ve üstün, milleti ise hep gerici ve aşağıda saydılar.
O nedenle de iradesine müdahale edilmeli, egemenlik ona bırakılmamalıydı.
Bütün darbelerin ana fikri budur. Milli iradeye kasteden bütün çaba ve girişimlerin özü budur. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz budur.
20. yıldönümünde bulunduğumuz 28 Şubat da aynı zihniyetin bir ürünü olarak millet iradesine kasteden ve ülkeye ağır bedeller ödeten karanlık bir sürecin adıydı. İç ve dış bağlantılarıyla milleti sindirmeyi ve dönüştürmeyi öngören bir toplumsal mühendislik projesiydi. Millete ve seçilmiş iktidara karşı asker-sivil bürokrat, medya, sermaye çevreleri ve bazı sözde sivil STK’ların ortak bir organizasyonuydu.
Bir yandan milletimize büyük acılar yaşatılırken, bir yandan da ülkenin bankaları ve ekonomik kaynakları yağmalandı.
2002 seçimlerinde AK Parti’nin büyük bir oyla tek başına iktidara gelmesi, milletimizin 28 Şubatçılara verdiği en büyük cevap olmuştur. Milletimiz 1000 yıl sürecek dedikleri bu süreci asla affetmemiş, bağrından çıkardığı, bu milletin bu memleketin sevdalısı bir lider, Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde, o sürece sahip çıkan tüm partileri sandığa gömmüştür.
Ne var ki Türkiye’nin ayağa kalkmasından ve koşmaya başlamasından rahatsız olan dış mihraklarla, kendi siyasi çıkarlarını emperyalist odakların amaçlarına eklemlemiş içteki konsorsiyumun Türkiye’nin istikrarını hedef alan arayış ve çabaları hiç bitmemiştir.
Vesayetçilerin milleti devreden çıkarmayı öngören arayışlarında en çok yararlandıkları şey ise bizdeki mevcut parlamenter sistemin sürekli kriz, kaos ve karmaşa çıkarmaya elverişli köhnemiş yapısı olmuştur.
Sadece son birkaç yıl içinde yaşadıklarımızı göz önüne getirdiğimizde, ne tür badireler atlattığımızı görürüz. Daha birkaç ay önce milletimizin destanlar yazarak püskürttüğü 15 Temmuz darbe girişimini yaşadık.
Türkiye’nin artık istikrarını sağlam teminatlar altına alacağı yeni ve çağdaş bir sistemle buluşması ertelenemez ve ötelenemez bir hale gelmiştir.
16 Nisan’da oylayacağımız anayasa değişiklikleri tam da böyle bir ihtiyacın sonucudur. İnşallah referandumda çıkacak “Evet” sonucu, Türkiye’nin siyasi tarihi açısından gerçek bir milat olacaktır.
Milletimizin vereceği Evet kararı, bu vesayetçi, çağdışı ve köhnemiş parlamenter sistemi tedavülden kaldıracak, Cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte, sadece milletin hakkı olan Egemenlik, kayıt dışı iktidar heveslilerinin artık hiçbir şekilde yağmalayamayacağı bir güvenceye kavuşacaktır.
16 Nisan, 15 Temmuz’da milletin yazdığı görkemli destanın gerçek bir finali olacaktır.
Bu vesileyle 28 Şubat sürecinin Başbakan sıfatıyla en büyük mazlum ve mağdurlarından olan Erbakan hocamızı vefatının 6. Yılında minnet ve rahmetle anıyor, bütün darbeleri lanetliyor, milletimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
AK Parti İstanbul İl Başkanlığımız, referandum sürecinde görev vereceği 1146 teşkilat mensubundan oluşan “İl ve İlçe Hatipleri Eğitim Programı’”nı tamamladı.
AK Parti İstanbul İl Başkanlığımızın Sürekli Eğitim Merkezi (AKSEM) tarafından düzenlenen Anadolu yakası hatipler eğitimi Ümraniye Crown Plaza Hotel’de, Avrupa yakası hatipler eğitimi ise Grand Cevahir Hotel’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.
İstanbul genelindeki dernek toplantılarında, ilçe programlarında ve ev sohbetlerinde konuşmacı olarak bulunacak hatiplere, “Yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”, “Küresel Denklemde Vekalet Savaşları” ve “Etkili İletişim” konularında eğitimler verildi.
AK Parti İstanbul İl Başkanımız Dr. Selim Temurci’nin ev sahipliğindeki Avrupa yakası hatiplerine yönelik programa Cumhurbaşkanımızın Başdanışmanı Mehmet Uçum, İl Yönetim Kurulu Üyelerimiz, İlçe Başkanlarımız, Belediye Başkanlarımız, SKM Başkanlarımız ile il ve ilçe hatiplerimiz katıldı.
Programdaki konuşmasında çok önemli bir sürecin başlangıcında olduklarını belirten AK Parti İstanbul İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, “16 Nisan gecesi elde edeceğimiz sonucun ülkemiz, milletimiz, partimiz, davamız ve liderimiz için ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Aslında bizim için eğitim kapsamında il ve ilçe hatiplerimizin yapacağı konuşmalar çok önemlidir. Cumhurbaşkanlığı sistemini anlatmak çok önemli, İstanbul’un her bir noktasında yaptığımız faaliyetlerde 3 temel genel başlığın öne çıktığını biliyoruz. Bunlardan ilki Cumhurbaşkanlığı sistemi, bir diğeri terörle mücadele, diğeri de ekonomide yaşadığımız sorunlar ve onlara vereceğimiz cevaplardır. Elbette tüm bunları teşkilat faaliyetleri içerisinde yapacağız. Hangi eğitimi alırsak alalım, hangi bilgiye sahip olursak olalım sevgiyle, dokunarak iletemediğimiz, ruhumuzu, davamızı, inancımızı muhatabımıza aktaramadığımız hiçbir anlatım sonuç getirmiyor” dedi.
‘Evet’i göğsümüzü gere gere anlatmalıyız
Türkiye’nin marka olmuş partisinin temsilcileri olduklarını ifade eden İl Başkanımız Temurci, “Halk oylamasında ‘evet’ diye çok güçlü bir markamız var. Bu markayı anlatırken, göğsümüzü gere gere anlatmalıyız. Karşı tarafın söylemlerini kullanarak aslında ‘biz öyle değiliz’ dili savunmacı bir dildir ve biz bunu asla kabul etmiyoruz. Darbelere hayır demek, garabeti görmemek, üniversitede kızlarımızın artık özgürce okuyabilmesi için evet diyoruz. Bir daha 15 Temmuz ve 28 Şubatlar yaşanmasın diye ‘evet’ diyoruz. Sürecimiz hep evet üzerinden yürümeli, dilimiz de geleceğimiz de evet olsun inşallah” ifadelerini kullandı.
Hatiplerin dikkat etmesi gereken konulara da dikkat çeken İl Başkanımız “Biz Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın 16 Nisan gecesine kadar halk oylamasıyla ilgili bütün söylemlerini çok iyi takip etmeliyiz. Çünkü AK Parti’yi ve derdimizi anlatan ‘evet’ isteyen her bir kardeşimin öncelikle o haftalık bilgileri alıp, kendini güncelleyip vatandaşımıza o şekilde gitmesi lazım. Ayrıca bu gündem takibi aynı zamanda hepimiz için sürekli bir eğitimin adı olmalıdır. Hiçbir zaman şu gerçeği unutamayız; AK Parti, durmak yok yola devam diyen bir siyasi hareketin adıdır” şeklinde konuştu.
“En güzel hediye 16 Nisan gecesi olacaktır”
İl Başkanı Temurci sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün sosyal medyada yoğun olarak liderimizin doğum günü kutlandı. Hepimiz Cumhurbaşkanımızın doğum gününü kutluyoruz. Rabbim ona hayırlı ve uzun ömürler versin. O sadece 786 bin kilometre karenin değil aynı zamanda bir coğrafyanın ve ümmetin umududur. Ayağa kalkan kalabalıklar onun ne dediğini önemsiyor. Bizim AK Parti teşkilatları olarak Cumhurbaşkanımıza vereceğimiz en güzel hediye 16 Nisan gecesi olacaktır. Doğum günü tekraren 16 Nisan’da milletimizle ve kendisiyle birlikte kutlanacaktır.” Başkan Temurci sözlerini şöyle tamamladı: “Bir üzüntümü de ifade edeyim, tabi bu mesele siyasi parti meselesi değildir ama Milli Görüş geleneğinden gelen ve bu ülkede her noktada rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın yaptıklarını, onun millet, vatan, bayrak ve vatan sevgisini bilen bir kardeşiniz olarak, yarın onun vefatının yıl dönümüdür. Onun cenazesinde bile bulunamayan ve gelemeyen insanlarla bugün kol kola gelen bizim karşımızda yer alanlara ben hakkımı helal etmiyorum, etmeyeceğim. Üniversite kapılarında o mücadeleyi veren kardeşlerimizle birlikte önümüzdeki dönemde sizlerden bir ricam var. Partilerin üst kademeleri yanlışlar yapabilir ama İstanbul’da öyle bir referandum süreci yaşayacağız ki, siz bizim bu konuda sözcülerimiz olacaksınız. Şu sokakta bizden oy çıkmaz diye girmemezlik yapmayalım. Hayırcı cepheyi evet ile buluşturmak ve bu büyük davanın altında birlikte mücadeleye çağırmak CHP’ye oy vermiş kardeşimizi CHP’den kurtarmak, bu dönem hepimizin en önemli sorumluluğudur” diye konuştu.
Uzmanlardan ‘evet’ eğitimi
Daha sonra kürsüye gelen Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise, Yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini anlattı. Yeni sistemin ülkemize ne gibi kazanımlar sağlayacağını örneklerle anlatan Uçum, ‘hayır’ cephesi tarafından yürütülmek istenen olumsuz algı operasyonuna karşı katılımcıları aydınlattı. Anayasa değişiklik teklifinin maddelerinin amaçlarını ve sağlayacağı katkıları açık bir dille anlatan Uçum, hatiplerin farklı konulardaki sorularını da cevaplandırdı.
Son derece verimli geçen AKSEM İl ve İlçe hatipleri eğitim programı, Prof. Dr. Yaşar Hacı Salihoğlu’nun verdiği Küresel Denklemde Vekalet Savaşları ve Dr. Yusuf Özkan Özburun tarafından verilen Etkili İletişim dersleriyle devam etti.
İl Başkanımız Dr. Selim Temurci, “Bizim için 15 Temmuz bitmemiştir, o uzun gece bitmemiştir. O geceyi Küçükçekmece’de bu teşkilat, 16 Nisan gecesi bitirecektir” dedi.
İl Başkanımız Temurci, Küçükçekmece Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen İlçe Sandık Yönetim Kurulu Üyeleri Toplantısı’na katıldı. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Mustafe Ataş, İl Teşkilat Başkanımız Celal Erdoğan, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanımız Mustafa Korkut, Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, partinin yönetim, kadın kolları ve gençlik kolları yönetim kurulu üyeleri, partililer ve vatandaşlar katıldı. Gösteri Merkezi’ne gelen Genel Başkan Yardımcımız Ataş ve İl Başkanımız Temurci salonda bir süre partilileri selamladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından geçmişten günümüzü anlatan bir video gösterildi. Gösterimin ardından AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Mustafa Korkut ve Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz 16 Nisan’da gerçekleşecek olan referandumla ilgili bir konuşma gerçekleştirdi.
“Oy oranı şayet yüzde 65’i geçerse işte burada yere düşen her bir damla kanın hesabı görülmüş olacaktır”
AK Parti İl Başkanımız Dr. Selim Temurci burada yaptığı konuşmada, “AK Partimiz kendisine kurulan tuzakları millet bir daha yaşamasın diye öyle bir başlangıç yaptı ki, Allah’ın izniyle İstanbul’un 39 ilçesinde Rabbimiz evetlerimizi bereketlendirsin” dedi. Gençlere seslenen İl Başkanımız, “Bu gençlik şu anda kendisine 18 yaşında milletvekili mi olurmuş diyenlere karşı sahada daha fazla çalışması gereken bir gençliktir. Burada 1441 sandığı konuşmamız lazım. İstanbul’da ve Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan’ın bir hedefi vardı. O hedef sandık esaslı çalışmaktı. İstanbul’da 39 ilçemizde geçen 2 ay içerisinde sandık yönetim kurullarını toplamayı başardık. Sandık esaslı çalışma her şeyden önce millet esaslı çalışmadır. Onun için 15 yıldır bu ülkede hep birlikte başardıklarımıza sahip çıkmak ve geleceğimizi yeniden planlamak adına hayati bir seçime doğru hep birlikte gidiyoruz. Biz o kadar güçlü bir motivasyona sahip bir şekilde geleceği planlıyoruz ki, Küçükçekmece’de zaferin planlayıcılarıyla bugün burada buluştuk. Bizim için 15 Temmuz bitmemiştir, o uzun gece bitmemiştir. O geceyi Küçükçekmece’de bu teşkilat, 16 Nisan gecesi bitirecektir. Küçükçekmece’nin oy oranı şayet yüzde 65’i geçerse işte burada yere düşen her bir damla kanın hesabı görülmüş olacaktır” dedi.
“Ayrım yapmadan herkese gideceğiz”
Yeni bir Türkiyenin kurulduğunu ifade eden İl Başkanımız Temurci, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermiş kardeşlerimi CHP’nin bugünkü mevcut anlayışından kurtarmanın sorumluluğu da artık bizim omuzlarımızdadır. Onun için CHP’li, HDP’li demeden bu toplumun her kesimine ve rengine mutlaka gideceğiz. Diyeceğiz ki; ‘İstikrar ve gelecek için, darbelerin bir daha bu ülkede yaşanmaması için evet.’ İstanbul bize nasıl emanetse bu sandıklar da size emanet. Bu sandıklardaki her bir oy bizim için sadece bir oy değildir. Her bir oy, Adnan Menderes’in ipe götürülmesinin, Oslo’da Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan diyerek İstanbul’a bakanlara cevap vermektir. O her bir oyu büyütmek sizin sorumluluğunuzdur. Şu mahalleden bize şu kadar oy çıktı demeden her kesimini kucaklayalım. Evetlerle sandıkları dolduralım. Önümüzde çok az bir süre kaldı, öyle bir çalışma yapalım ki hem sandık esaslı çalışmanın teşkilata sağlamış olduğu avantajı ve gücü her noktada hissettirelim. Hem de Küçükçekmece’de artık seçim kaygımız olmasın” diye konuştu.
Genel Başkan Yardımcımız Mutsafa Ataş da partililere kapsamlı bir konuşma yaptı. Konuşmasının ardından Ataş, programa katılan partililerden ve vatandaşlardan evet sözü aldı. Daha sonra Küçükçekmece’de yaşayan 110 yaşındaki Satı Kurudağ ve 86 yaşındaki Elmas Topçu’ya İl Başkanımız Temurci ve Genel Başkan Yardımcımız Ataş tarafından partinin rozeti takıldı. Ardından AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanlığı’na 7 bin 950 yeni üyenin katılması üzerine İl Teşkilat Başkanımız Celal Erdoğan’a sembolik üye tutanağı verildi. Teşkilat mensuplarımızla fotoğraf çekilen İl Başkanımız daha sonra salondan ayrıldı.

