Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Başkan Şahin Pirdal, hicri yeni yılınız mübarek olsun

AK Parti Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Şahin Pirdal “Bu hicret karanlık bir çağa güneş gibi doğmuş ve aydınlık bir çağın başlamasına vesile olmuştur”dedi.

AK Parti Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Şahin Pirdal "Bu hicret karanlık

Hicri yeni yılınız mübarek olsun. Allah, millet ve memleketimizin, ümmeti Muhammed’in sulh ve selametine vesile kılsın.

Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Şahin Pirdal sözlerini şöyle sürdürdü “Kıymetli teşkilat mensubu arkadaşlarım ve Aziz Gaziosmanpaşalılar,Peygamber efendimizin Mekke’den Medineye hicreti esas alınarak Hz Ömer (ra) tarafından hicri takvim uygulaması başlatılmıştır. Peygamber efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti sırdan bir göç değildir. Bu hicret karanlık bir çağa güneş gibi doğmuş ve aydınlık bir çağın başlamasına vesile olmuştur.   Peygamber efendimizin bu hicreti Kur’an-ı Kerimde övülmüştür bu yüzden de peygamber efendimizin bu kutlu yolculuğu, aydınlık çağın takvimi olarak Hz Ömer tarafından ilan edilmiştir. Muharrem ayı ise hicri birinci ay olarak kabul edilmiştir. Haram kılınmış ve hürmete layık anlamında olan muharrem ayının 10.ncu günü ise aşure günüdür.Rahmeti ve bereketi bol olan böylesine güzel bir ay’a girmenin sevinci ve mutluluğu ile teşkilat mensubu kardeşlerimin,saygıdeğer Gaziosmanpaşalıların ve İslam aleminin Hicri Yılbaşı’nı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim”dedi.

TARİHTE HİCRİ YILBAŞI

Bu ay ‘aşure‘ gibi önemli bir günün yanı sıra ‘Kerbela‘ gibi hüzünlü bir vakayı da içinde barındırıyor. Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı olarak kabul edilen bu günde Allah dostlarının Müslümanlara en önemli tavsiyesi geride kalan yıl ile ilgili bir muhasebe yapmak. Peygamber Efendimiz’in (sas) ‘Allah’ın ayı’ olarak ifade buyurduğu Muharrem, İlâhî bereket, feyz ve keremin bollaştığı bir ay.

Ayrıca tarih boyunca peygamberlerle ilgili birçok kurtuluş mucizelerinin yaşanmasına sebep oluşundan dolayı, diğer dinlerde de kutsal ay olarak kabul ediliyor.

NELER YAPILMALI?

Peygamber Efendimiz (sas) Medine’ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi ve orucu ne niyetle tuttuklarını sordu: “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı, Firavun’u boğdurduğu gün.

Hz. Musa, şükür olarak bugün oruç tutmuştur.” dedi, Yahudiler. Bunun üzerine Kâinatın Efendisi de, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz.” buyurdu. O gün oruç tutan ve tutulmasını da emreden Allah Resulü, ertesi sene Ramazan orucu farz kılınınca yalnızca isteyenlerin tutmasını söyledi. Şu hadis-i şerif de bu mübarek zaman diliminin mahiyetini özetler nitelikte: “Zilhicce’nin son günü ve Muharrem’in birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.”

HİCRÎ YILBAŞI DUÂSI

Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde buyurdu ki:



“Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü [ya’nî hicrî yılbaşında], aşağıdaki duâyı 3 defa okursa, Allahü teâlâ o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emîn kılar.”



Şeyh Şihâbüddin-i Sühreverdî’den menkûldür ki: “Her kim bu duâyı aşûre günü üç kerre okursa ölümden de emîn kılınır. Zîrâ o sene ölümü mukadder olan kimseye, bu duâyı bu veçhile okumak nasip olmaz. (Hâmiş)



Duânın Latin harfleriyle yazılışı şöyledir. Mümkün mertebe, duâyı, doğru olarak Arabî aslından, orijinalinden okumalıdır.



“Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdü lillahi Rabbil-âlemîn. Ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme Entel-Ebediyyül-Kadîm. El-Hayyül-Kerîm. El-Hannânül-Mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün, es’elüke fîhel’ısmete mineş-şeytânir-racîm, vel-avne alâ hâzihin-nefsil-emmâreti bis-sûi vel-iştigâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn. Ve sallallahü ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve Ehli beytihî ecmaîn.”



Meâli ise şöyledir: “Besmele”, “hamdele” ve “salvele”den sonra, “Ey Allah’ım! Sen Ebedî ve Kadîmsin [Kendinden evvel hiçbir varlık olmayan], varlığı, hayâtı devâmlı olan, kullarına keremi ziyâde, merhameti, ni’metler bağışlaması sonsuz, yalnız Sensin Allahım!



İşte bu yeni yıldır ki, ben, bu yıl boyunca, huzûrundan kovulmuş şeytândan korumanı ve dâimâ kötülüğü emreden nefsime gâlip olmam için yardımını ve beni Sana yaklaştıran işlerle meşgûl olmamı Senden dilerim ey celâl ve ikrâm sâhibi Allahım. Ey merhametlilerin en merhametlisi, rahmetinle muâmele eyle. [Sonunda tekrâr salevât-ı şerîfe var].”



“Nüzhetü’l-mecâlis” kitâbında [I, 156] bildirildiğine göre bir kimse böyle derse, şeytân: “Biz bu kişiden ümîdi kestik” der ve Allahü teâlâ ona, kendisini sene boyunca koruyacak iki melek görevlendirir..

AŞÛRE ORUCUNUN HÜKMÜ NEDİR?

Muharrem ayının onuncu gününe, Aşûre günü denmektedir. Resûlûllah (s.a.s.), “Aşûre günü orucunun önceki yılın günahlarına kefaret olacağını umarım” buyurarak (Tirmizî, “Savm”, 47), bu günde oruç tutmayı tavsiye etmiştir. Hz. Peygamber döneminde Yahudiler, sadeceMuharrem ayının 10. gününde oruç tuttuklarından, onların davranışlarına benzememesi için öncesine veya sonuna bir gün ilave edilerek tutulması uygundur.



Peygamberimiz bir hadisinde Muharrem ayında tutulan orucun ne kadar faziletli olduğunu belirtmek için şöyle demiştir: “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allâh’ın ay’ı olan, Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazdan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.”



Ebû Hüreyre Peyamber Efendimizden şöyle Muharrem orucu ile şu hadisi nakletmiştir:

Rasûlullâh Efendimiz’e farz namazdan sonra hangi namazın ve Ramazan ayı orucundan sonra hangi orucun efdal olduğu soruldu zaman;

“Farz namazdan sonra en faziletli namaz, gece yarısı kılınan namazdır. Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allâh’ın ay’ı olan Muharrem orucudur.” diye buyurdular. (Sahîh-i Müslim! Tercemesi ve Şerhi 6 / 235)



Hazret-i Ali (r.a.) yine Muharrem ayında tutulan orucun hikmeti ile ilgili olarak Peygamberimizden şöyle bir vakayı anlatır;

“Adamın biri gelip, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve selem- Efendimize sordu:

Ramazan’dan sonra hangi ayda oruç tutmamı emredersin?

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

“Ramazan’dan sonra oruç tutacaksan, Muharrem ayında tut Çünkü o, Allâh’ın ayı’dır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allâh geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etmiştir.Yine o nünde gelecek diğer kavimlerin de günahlarını afv eder.” buyurdu. (Tâc Tercemesi 2/146).