15 Nisan 2021 Perşembe
hatay escort çanakkale escort bolu escort Bayan Gazetesi

KISSALARDAN HİSSELER

14 Şubat 2021, 10:42
KISSALARDAN   HİSSELER
Musa Uzunkaya
 
“ BEN DE GAVUR OLMADUM!”
Malüm, batı ülkelerine Türk işçilerinin gidişinin üzerinden yarım yüz yıldan daha fazla bir zaman geçti. İlk zamanlarda gidiş büyük heyecanları da beraberinde yaşatıyordu. Gidenlerin çoğu eğitimsiz, mali imkansızlıkları nedeniyle gurbet diyarlarını tavattun edeceklerdi. Başta dil olmak üzere din, kültür, gelenek ve görenek farklılıkları insanlarımızın karşılaştıkları en önemli sorunlardandı.
Bu arada az çok dini tahsil almış, manevi değerlerle mücehhez insanlarımız da yok değildi. Zaten onlar olmasaydı, bu gün avrupadaki bir çok insanımızı tamamen kaybetmiş olurduk. Fil hakika kayıplarımız az da sayılmaz.
Trabzon Vakfıkebir’den hafızlığını ikmal etmiş, ancak o da gurbetin yolunu tutmuş dostlarımızdan birisiydi. Onu hafız olarak yetiştirmiş olan hocasının kendisine çok büyük bir güveni olmalı ki, sayesinde bir çok (kendi deyimiyle) gavuru Müslüman etmiş olmalıydı bu aziz talebesi.
Muhterem Trabzon’lu hocamız, avrupada Türk gençlerinin ne büyük felaketlerle karşı karşıya olduğunun belki de farkında bile değildi. Ancak Hafız Hüseyin Akyol’a büyük ümitleri vardı ve onun adeta Avrupa hırıstıyanlarını dize getirip müslüman ettiğini veya edeceğini zannediyordu.
Talebesi altmışlı yılların başında gurbetten izne gelince, her alaman gurbetçisi gibi, dostlarına bir iki frenk gömleği, radyo, teyp v.s. gibi hediyeler getirirdi. Hafız Hüseyin Efendi de öyle yapıyordu. Tüm dostlarına, ancak bu arada kendisini yetiştiren muhterem hafızlık hocasına da güzel hediyeler takdim etmeyi ihmal etmiyordu. Hocasını ziyarete gitti, saygıyla elini öptü ve hediyelerini de takdim etti.
Hocası, talebesinin sunduğu hediyelerden çok, vereceği çok önemli bir müjdenin sevincini yaşamak istiyordu. Hoş beş ve hal hatırdan sonra, avrupadaki hırıstıyan toplumun hayat tarzını sorguladı. O topluma ait ahlaki ve manevi değerler adına verilebilecek önemli ve güzel bir haber yoktu. Ama o ne olursa olsun talebesine çok güveniyordu ve alacağı olumlu cevabın mutluluğunu yaşamak arzusuyla; “ Söyle bakayım oğlum Hüseyin! Kaç tane gavuri Müslüman ettun?!...” Genç Hüseyin Hafız belki de böyle bir soruyu hiç beklemiyordu. Karşılaştığı sıkıntılar, manevi buhranlar, aile ve adeta dinlerinden kopmuş arkadaşlarını, her türlü menhiyata gömülmüş, yok olmuş kardeşlerini gözünün önüne bir anda getirince hiç tereddüt etmeden şu tarihi cevabı vermiş; “ Hocam hiçbir gavuru Müslüman etmedum ama, ben de gavur olmadum. - Allah korusun – orada gavur olmak ta var!... Çünkü insanımızı o kadar başı baş, içi boş, kalbi ve ruhu boş olarak oralara göndermişiz ki, kaybolmamak, asimile olmamak önemli bir meziyet…” der.
Evet, elbette bundan bizim ve ülkemizi yönetenlerin çıkarması gereken dersler, hele geçmişe ait bu asla affedilemez ihmal, belki gaflet veya hıyanetin bedelini ödemekte olan on binlerce insanımızın ahını unutmamak gerekir.
Selam olsun özünü, ruhunu oralarda koruyup, değil kendilerinin, ülkelerinin bile yarınlarında madden ve manen söz sahibi olabilen kardeşlerim ve onların hayru’l-halef evlatlarına !.
MUSA UZUNKAYA

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?24 Haziran milletvekilli seçiminde hangi partiye oy vereceksin

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV