21 Eylül 2018 Cuma
hatay escort çanakkale escort bolu escort Bayan Gazetesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’da halka hitap etti

Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon 6. Olağan İl Kongresi'nin yapılacağı Hayri Gür Spor Salonu önünde kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.

25 Mart 2018 Pazar 18:01
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’da halka hitap etti
 Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'daki Hayri Gür Spor Salonu'nda gerçekleştirilen Trabzon 6. Olağan İl Kongresi'nde konuştu.

Konuşmasına başlamadan önce tribünlerde kendisi için hazırlanan koreografiyi izleyen Erdoğan, "Öncelikle hazırladığınız koreografiyle gerçekten duygu dünyamı çok törpülediniz. Bir tarafta saygıdeğer babacığım, öbür tarafta sevgili anneciğim, onlarla beraber böyle bir portreyi hazırlamış olmanız beni çok ama çok duygulandırdı. Rabbim'den her ikisine de rahmet diliyorum." değerlendirmesini yaptı.

Kongrenin ülke ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, Trabzon'un 16 Nisan 2017'de yapılan halk oylamasında yüzde 66 "evet" oranıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir seviyeye ulaştığını belirtti.

Erdoğan, Türkiye'nin yeni yönetim sistemine geçişi konusundaki güçlü desteği için Trabzonlulara teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019'da yerel seçimler, milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı olmak üzere üç seçim yapılacağına işaret ederek, "Bu üç seçimde de şimdiden çok büyük gayret ortaya koymamız lazım ki hesapları altüst edelim. İşte buna hazır olmamız lazım." dedi.

"TRABZON SANDIKLARI PATLATACAK"

Trabzon'dan 2019'da yapılacak seçimlerde daha büyük destek beklediğini belirten Erdoğan, "Çünkü Trabzon sadece Trabzon değil, Trabzon Türkiye'de de bir Trabzon. İstanbul'da var, Ankara'da var, İzmir'de var. Her yere dağılmış. Hep birlikte bir çalışmayla Trabzon sandıkları patlatacak. Karadeniz'in lokomotifi Trabzon, en önde olacak ki diğerlerini de çekip getirsin. Şayet Trabzon 2019'da Karadeniz gibi coşmazsa bizim kimseye diyecek bir sözümüz kalmaz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın, "2019'a kadar kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız? Kadın kolları, 2019'a kadar her eve girmeye, her gönüle dokunmaya hazır mıyız? Gençlik kolları, 2019'a kadar liselerden üniversitelere kadar tüm gençlerimize ulaşmaya hazır mıyız?" diye sorması üzerine salondaki partililer "evet" karşılığını verdi.

MUHSİN YAZICIOĞLU'NUN VEFATININ 9'UNCU YILI

Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının 9'uncu yılı olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün 25 Mart, bundan tam 9 yıl önce bugün Türkiye büyük bir yürek acısı yaşadı. Büyük Birlik Partisi'nin Kurucusu ve Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimizi şehadetinin 9'uncu yıl dönümünde bir kez daha rahmetle, hasretle saygıyla yad ediyorum. Rabbim mekanını cennet, makamını ali eylesin. Şayet kendisi yaşasaydı, eminim 15 Temmuz ve sınır ötesi operasyonlarımız başta olmak üzere son yıllarda attığımız tüm adımlarda yanımızda olur, bizimle birlikte omuz omuza mücadele ederdi. Gerçi şu anda da onun varisi durumunda olan arkadaşlarımız da bizimle beraber bu yolda yürüyorlar, sağ olsunlar. Çünkü benim tanıdığım Muhsin Yazıcıoğlu, vatan ve millet aşığı bir dava adamıydı. Milliydi, yerliydi. Böyle bir insan hayatta olsaydı eminim, 15 Temmuz'da darbecilere karşı bizimle omuz omuza mücadele verirdi. Eminim Fırat Kalkanı Harekatı'ndan bizim kadar heyecan ve gurur duyardı. Eminim Zeytin Dalı Harekatı'mızdaki başarımızdan bizim kadar samimi şekilde o da aynı heyecanı duyardı. Yaşadığımız her hadisede yokluğunu, boşluğunu tekrar tekrar hissettiğimiz rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu kardeşime bir kez daha Rabbim'den rahmet niyaz ediyorum."

Erdoğan, milletle muhabbetlerinin bir başka olduğunu, 81 milyon vatandaşın yanı sıra bölgedeki ve dünyadaki kardeşleriyle de gönül bağı kurduklarını söyledi.

"Ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim." türküsünün sözlerini okuyan Erdoğan, "Biz Trabzon'u sevdiğimizi, Karadeniz'i sevdiğimizi, Türkiye'yi sevdiğimizi dünyalara bildirdikçe bu uğurda neleri göze aldığımızı gösterdikçe, birilerinin kaşları iniyor. Bizim bu ülkeye ve bu millete sevgimiz, son nefesimize kadar asla bitmeyecek. Çünkü biz sizlere kara sevda ile tutkunuz." diye konuştu. 

Ülkeye yaptıkları her hizmeti, hayata geçirdikleri her projeyi, ekonomide elde edilen her kazanımı, siyasi alanda ileriye doğru atılan her adımı en büyük mutluluk kaynağı olarak gördüklerini dile getiren Erdoğan, "Bazen 'Bu kadar çalışmaktan yorulmuyor musunuz?' diye soruyorlar. Onlara cevabımızı, rahmetli Neşet Ertaş gibi veriyoruz, 'Aşkınan çalışan yorulmaz.' Türkiye'nin her alanda çözüm bekleyen bunca meselesi varken, 81 vilayetimiz, 81 milyon vatandaşımız hizmet beklerken, dünyadaki milyonlarca kardeşimizin kalbi bize yönelmişken nasıl yorulmaktan şikayet edebiliriz. Madem yorulacaktın, niye bu yükü üzerine aldın demezler mi? Yorulmak yok." ifadelerini kullandı.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm teşkilattan, tüm bürokrasiden aynı gayreti beklediğini vurgulayarak, şöyle devam etti: 

"Son zamanlarda bürokrasinin ağır işlediğine dair şikayetler gelmeye başladı. Buradan açıkça söylüyorum, sorumluluk almaktan çekinen, imza atmaktan imtina eden, mevcut projeleri süratle yürütmekte, yeni projeler üretmekte yetersiz kalan hiçbir bürokrat bulunduğu makamı fuzuli yere işgal etmesin. Bunun affı yok, versin istifasını çeksin gitsin. Bizim işimiz var, yapacağımız çok şey var. Hiç kimse merak etmesin. Kimsenin yokluğu bu ülkede herhangi bir boşluğu, herhangi bir eksikliği de ortaya çıkarmaz. Bürokrasinin içinde ve dışarısında bu ülkeye ve millete hizmet edecek çok yetişmiş insanımız var. Türkiye'nin kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur. Her alanda çok çalışmak ve hızlı hareket etmek zorundayız." 

"ŞU OPERASYONLARIN HİÇBİRİNİ YAPAMAZDIK"

Geçmişte yapılan yanlışların, zaafların faturasını ödediklerini, savunma sanayisinde yıllarca bu ülkede ciddi anlamda bir iş yapılmadığını belirten Erdoğan, "Bu konuyu himayemize aldığımız 2014 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz hamleler olmasa inanın bana şu operasyonların hiçbirini yapamazdık. Bugün dahi mercek altına aldığımız her konuda ciddi eksiklerle, ciddi sabotajlarla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz." dedi. 

Erdoğan, Türkiye'de artık zırhlı taşıyıcıların, silahların, insansız hava araçlarının, hatta silahlı insansız hava araçlarının da yapıldığını anlattı. 

Dışarıdan silahlı insansız hava aracı istendiğinde "Veremeyiz.", silahsız hava aracı istendiğinde ise "Kongreden izin çıkmadı." gibi yanıtlar aldıklarını anlatan Erdoğan, "Sağolsunlar, sonunda bizi bunları yapar hale getirdiler." ifadesini kullandı.

Bunların Sürmene'de yapıldığını belirten Erdoğan, Sürmene'nin artık bıçak değil, bunları da yaptığını, bütün meselenin inanç ve azim olduğunu ifade etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer bu imkanlarımız olmamış olsaydı, şimdi biz Afrin'de bu başarıları elde edemezdik ama şimdi hamdolsun Afrin'de durmak yok yola devam diyoruz ve bütün bu silahlı, silahsız hava araçlarımız hamdolsun orada gümbür gümbür esiyorlar." değerlendirmesinde bulundu. 

Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nın başlangıcından bu yana 3 bin 747 teröristin etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

Erdoğan, geçen 15 yıl içerisinde Trabzon'a toplam 21 katrilyon liralık yatırım yapıldığını belirtti.

Eğitimde 2 bin 751 yeni dersliğin, 8 bin 500 kişilik yüksek öğrenim yurtlarının hizmete açıldığını dile getiren Erdoğan, Trabzon'a yeni bir devlet üniversitesi daha kurulacağını bildirdi.

Erdoğan, Akçaabat'ta kurulacak bu yeni üniversitede Trabzon'un yüksek öğrenim alanında yeni bir imkana kavuşacağını kaydetti.

Yıllarca Trabzonspor'un başarılarına şahitlik eden Avni Aker Stadyumu'nun yerine, şehir parkı ve takımın hatıralarını yaşatacak, Trabzon'un geçmişinin sergileneceği müzenin kurulacağını belirten Erdoğan, 41 bin seyirci kapasiteli "Şenol Güneş Stadı"nın ise uluslararası düzeyde tesis olarak şehre hizmet verdiğini anlattı.  

Sağlıkta 16'sı hastane olmak üzere 45 tesisin şehre kazandırıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 900 yatak kapasiteli şehir hastanesinin en kısa sürede temelinin atılacağını bildirdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon'un 73 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 213 kilometreye çıkarıldığına, yatırım bedeli 4 katrilyon olan 22 ayrı yol projesinin inşasının sürdüğüne işaret etti.  

Akyazı ve Beşirli tünellerinin açılmasıyla sahil yolu dahil stada kadar olan ulaşım sorununun çözüleceğini dile getiren Erdoğan, "Biten kısımları etap etap açılan bu projenin tamamını önümüzdeki yıla kadar nihayete erdirmeyi planlıyoruz. Zigana Tüneli de Trabzon'un geleceğine damga vuracak projelerden biridir. Karadeniz'i Doğu Anadolu'ya bağlayan bu önemli ticaret ve turizm yolunu da inşallah önümüzdeki yıl bitiriyoruz." dedi.

"AÇTIKLARI HENDEKLERE GÖMDÜK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erzincan-Trabzon arasında yapılacak demiryolunun da şehrin cazibesini artıracak projelerden biri olduğunu, inşa edilen yat limanıyla bölgenin turizm potansiyeline yeni bir pencere açıldığını ifade etti.

Cephedeki Mehmetçiğin milletin kendisiyle beraber yürümeye hazır olduğunu bildiğini dile getiren Erdoğan, "Onu (Mehmetçik) artık kimse tutabilir mi? Onu PYD, YPG tutabilir mi? Tutamaz, gömerler. Gömdüler. Ne ihanetler yapmışlar. Özgür Suriye Ordusu'ndan nice kardeşlerimizi şehit ederek, açtıkları mezarlara gömdüler. Şimdi onlar gömülüyor. İçeride, burada da biz onları gömdük. Açtıkları hendeklere gömdük. Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Bestler Deresi'nde gömdük. Gömmeye de devam ediyoruz, edeceğiz." diye konuştu.

Bölgenin en önemli sorunlarından taşkınların önüne geçmek için teraslamadan, dere ıslahlarına kadar çok sayıda projenin yürütüldüğünü anlatan Erdoğan, 89 taşkın koruma tesisinin hizmete sunulduğunu, 25 taşkın koruma tesisinin inşasının sürdüğünü söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarımsal desteklemede Trabzon'a 15 yılda aktardığımız kaynak 1,5 katrilyon liradır. Bay Kemal, 'Çiftçi mağdur.' diyorsun. Bunlardan haberin var mı? Yok. O başka yerde geziyor, biz arazide geziyoruz. Farkımız bu. Her alanda Trabzon'u altın gerdanlık mahiyetinde hizmetlerle donattık. Önümüzdeki dönemde de yeni projelerle yatırım hamlelerimizi daha ileriye taşıyacağız. Mesela Türkiye'nin ilk yeşil endüstri bölgesini Trabzon'da kuruyoruz. Bu proje özel sektöre Trabzon'da yatırım yapması için ciddi teşvikler sunuyor ve bölgemizi yüksek teknolojiye dayalı üretimler için cazip hale getirmeyi amaçlıyor. Benzer projelerle Trabzon'un kurucu ve lokomotif bir şehir özelliğini güçlendirerek geleceğe taşıyacağız."

Erdoğan, salonda bulunan ve üzerinde "Bizi Münbiç'e götür, Afrin'den bir şey anlamadık" yazılı pankartı okuyarak, "İnşallah hayırlısı olsun, götürmeden işi bitirelim." ifadesini kullandı.

Türkiye'yi büyütme, Türk milletini güçlendirme mücadelesinde hem içeride hem dışarıda pek çok engel çıkartıldığını ve çıkartılmaya devam ettiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin sadece son 4-5 yılı dahi gözden geçirildiğinde hangi badirelerin atlatıldığını, hangi oyunların bozulduğunu, hangi tuzakların parçalandığının görülebildiğini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bölgemizde uzun zamandır yaşanan kaosu, ısrarla ve bilinçli bir şekilde ülkemize sirayet ettirmek isteyenlerin senaryolarını hep boşa çıkardık. Bunun için kullanmadık araç, başvurmadık sinsilik bırakmadılar. Kendileri terör örgütleriyle yoldaş olanlar, dışarıya karşı da hakikatleri tersyüz edip bizi zan altında bırakmaya kalktılar. Suriye'de hayatta kalma mücadelesi veren Türkmen kardeşlerimize yardım için gönderdiğimiz tırların önünü içimizdeki hain iş birlikçileri vasıtasıyla kesip görüntüleriyle bizi köşeye sıkıştırmaya kalktılar. Bunu yapanlar, tek misyonu ülkemize karşı düşmanlık olan bir terör örgütüne 5 bin tır ve 2 bin kargo uçağı dolusu silahı teslim ettiler. Bununla da kalmayıp aynı terör örgütüyle iş birliği içinde bölgemizin altını üstüne getirmek pahasına, güya mücadele ettikleri DEAŞ'lıların sıkıştıkları Rakka'dan güvenle başka yerlere geçmelerine yardım ettiler. Baktık ki bunların derdi terörizmle mücadele değil, bölgemizi yeniden tanzim etmek. Kararı verdik ve sahaya girdik."

Bu kapsamda ilk olarak Fırat Kalkanı Harekatı ile terör koridoru projesine ilk darbeyi vurduklarının altını çizen Erdoğan, ardından Zeytin Dalı Harekatı ile bu koridoru Akdeniz'e bağlama çabasının önünün kesildiğine dikkati çekti. Erdoğan, "İnşallah, kısa sürede Tel Rıfat'ı da kontrol altına alarak, bu harekatı hedefine ulaştıracağız." diye konuştu.

"KANDİL VE SİNCAR BOŞALTILMAZSA, BİZ BOŞALTILIRIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gittiği her yere huzur, güven ve düzen getirdiğini gören bölgedekilerin, Türkiye lehine gösteriler yaparak terör hamilerine adeta şamar üstüne şamar vurduklarını anlattı.

Türkiye'ye Münbiç konusunda en başından beri verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini talep ettiklerini yineleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Terör örgütünün Münbiç'e ilk geldiği 2016 yılındaki görüşmelerimizde Sayın Obama döneminde, başkanlarından, dışişleri ve savunma bakanlarına, ulusal güvenlik danışmanlarından genelkurmay başkanlarına kadar her seviyede verilen sözler vardı. Yönetim değişmiş olabilir ama devlette devamlılık esastır. Bunun için Amerika'nın bir an önce Münbiç'in denetimini terör örgütünden alıp, bölgenin gerçek sahiplerine devretmesi gerekir. Biz bu kardeşlerimizle birlikte kısa sürede Münbiç'i altyapısı ve üstyapısıyla ayağa kaldırır, ülkemizde yaşayan bölge halkının bir an önce evlerine dönmesini sağlarız. Şayet terör örgütü buradan çıkartılmazsa, o zaman bu işi bölge halkıyla birlikte biz yapmak mecburiyetinde kalırız. 

Hiç kimse kusura bakmasın, ülkemizin ve milletimizin bekasının söz konusu olduğu bir yerde, kimsenin taktik hesabı, konjonktürel siyaseti bizi bağlamaz. Biz, elbette müttefiklerimize silah doğrultmayız ama gördüğümüz hiçbir teröristi de affetmez, indiririz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun Kuzey Irak için de geçerli oluğunu vurgulayarak, "Kandil'deki ve Sincar'daki teröristler derhal boşaltılmazsa bu işi bizzat yapmak bizim için kaçınılmaz bir durum haline dönüşür." dedi.

Topraklarının egemenliği konusunda hassas olanlardan bu hassasiyeti önce terör örgütlerine karşı göstermelerini beklediğini ifade eden Erdoğan, "Hassassanız, terör örgütünün orada ne işi var? Hadi gönder, gitsinler. Orada işgalci gibi duruyorlar. Bunlar terörist. Teröristlerin cirit attığı bir yerde egemenlik lafı etmek boş bir iştir." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin Suriye'de veya Irak'ta, kimsenin tek karış toprağında gözü olmadığına işaret eden Erdoğan, "Bize tehdit oluşturacak olan teröristleri de biz halleder geçeriz. Her iki yerde de öncelikli amacımız, ülkemize yönelik tehditleri ortadan kaldırmaktır." diye konuştu. 

"ONLAR İMHAYA, BİZ İHYAYA GİDERİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güney sınırlarının ötesindeki her istikrarsızlığın, ülkeye büyük mülteci akınına yol açtığını belirterek, Irak'tan 50 bini aşkın mültecinin Türkiye'de bulunduğunu anımsattı. Sınır ötesi operasyonlarında, bölge halkının huzurunu ve güvenliğini tesis ederek, sığınmacıların da yurtlarına dönmelerinin de amaçlandığını dile getiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Dikkat ederseniz gittiği hiçbir yerde ülkemize işgalci davranılmıyor. Tam tersine adım attığımız her yerde samimi bir sevgiyle ve umutla karşılanıyoruz. Diğer ülkelerle ve terör örgütleriyle bizim aramızdaki fark budur. Onlar öldürmeye gelir, biz yaşatmaya gideriz. Onlar yıkmaya gelir, biz inşa etmeye gideriz. Onlar imhaya gelir, biz ihyaya gideriz. Onlar bölgenin tarihine ve insanların kültürüne hoyratça saldırarak gelir, biz ortak değerlerimize sahip çıkmaya gideriz. Onlar, masum insanların onurlarına el uzatmak için gelir, biz namuslarını ve geleceklerini güvence altına almaya gideriz. Onlar, teröristlerle birlikte gelir, biz bölgenin asli evlatlarıyla birlikte gideriz. Onlar işgale gelir, biz kurtarmaya gideriz. Aramızdaki fark, işte bu kadar açıktır, bu kadar nettir, bu kadar kesindir. Çünkü biz Türkiyeyiz, çünkü biz Türk milletiyiz. Anadolu'daki bin yıllık varlığımız boyunca biz mücadeleyi hep verdik. Karşımızdakiler hep farklı kimliklere, farklı kılıklara ve farklı isimlere sahip olsa da aslında hep aynı düşman vardı." 

Erdoğan, Irak ve Suriye'de yaşananların Türkiye'de yaşanılmasına asla izin vermeyeceklerini vurgulayarak, "Bunun için gerekiyorsa sınırlarımız boyunca yığılan terör örgütlerinin üzerine sonuna kadar gideceğiz. Nereye kadar kaçarlarsa, oraya kadar kovalayacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hayri Gür Spor Salonu'nda konuşmasına başlamadan önce tribünlerde kendisi için hazırlanan koreografiyi izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın annesi Tenzile ve babası Ahmet Erdoğan'ın yer aldığı, üzerinde "Böyle bir evlat yetiştirdiğiniz için bu millet size minnettardır. Durmak yok yola devam, hedef 2023 asla yanız değilsin başkanım" yazılı koreografi sunuldu. 

Bu sırada tribünlerde, üzerinde "Ümmetin umudu Recep Tayyip Erdoğan" yazılı dev pankart açıldı.

Kongrenin gerçekleştirildiği salonda, üzerinde "Reis bizi Münbiç'e götür, Afrin'den bir şey anlamaduk", "Zeytin Dalı Harekatı onurumuzdur", "Bize her yer Trabzon, bize her yer Afrin" yazılı pankartlar dikkati çekti.

Konuşmasının ardından Trabzon İl Başkanı Haydar Revi tarafından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdim edildi.

Kongre dolayısıyla Hayri Gür Spor Salonu çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınırken denizden, sahil güvenlik ve deniz polisince botlarla tedbir alındı.

Kongreye, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan, Hayati Yazıcı, Mahir Ünal, Mustafa Ataş ve Ravza Kavakcı, bölge milletvekilleri, il ve ilçe başkanları ile partililer katıldı.

AK Parti'nin kongresinde MHP Trabzon İl Başkanı Nihat Birinci de bulundu.


Trabzonlulara 2019 Mart ve Kasım seçimlerine hazır olup olmadıklarını soran Erdoğan, "Evet" cevabı üzerine, "Trabzon'dan bu ses çıkar da hazır olmaz mı?" diye konuştu.

AK Parti olarak 15 sene önce bu yola çıktıklarında, Karadeniz sahil yolunun yüzde 36'sının yapılmış olduğunu, AK Parti'nin ise bu yolu tamamladığını ifade eden Erdoğan,  şunları söyledi:

"Biz Ferhat'ız, Ferhat. Ferhat'a dağlar dayanmaz. Ferhat Şirin'e ulaştı. Dağları deldik. Çünkü biz milletimize aşığız. Milletimize sevdalıyız. Neşet Ertaş, 'Aşkınan çalışan yorulmaz' diyor. Biz de aşkınan çalıştık, yorulmadık. Yorulmayacağız. Çünkü bizim bu ülkede yapacağımız çok iş var. Milletimizi inşallah muassır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız." 

AK Parti iktidara geldiğinde milli gelirin 3 bin 400 dolar olduğunu, şimdi ise kişi başı 11 bin doların üzerine çıkıldığını bildiren Erdoğan, Batılıların bu nedenle Türkiye'yi kıskandığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık insansız hava araçlarımızı yapıyor muyuz? Silahlısını da silahsızını da yapıyor muyuz? Bunu bir de Sürmenelisi yapıyor. Bak neler oluyor neler. Daha iyi şeyler olacak. İnşallah uçağımızı da yapacağız. Bunlar bizi kapılarından çok döndürdüler. 'Ya bize verin.' Kongre müsaade etmiyor.' Ya şunu ver', 'kongre müsaade etmiyor.' Bu komşular bizi ev sahibi yaptı. Şimdi kendimiz yapıyoruz. Afrin'de silahlı insansız hava araçlarını gördünüz. Onlar bizim. Biz yaptık. Eğer bunlar olmasaydı, işimiz zor. Onlar hem koordinatları veriyor. Ondan sonra F-16'larda teröristleri oraya gömüyor." değerlendirmesini yaptı.

"TARİHİMİZDE MAZLUMLARIN YANINDA YER ALMAK VAR"

Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'nda 3747 teröristin etkisiz hale getirildiğini aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ne dedim, hatırlayın? 'İnlerine gireceğiz. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Ama Afrin ile bu iş bitmeyecek' dedik. Niye? Bu PKK'lılar Sincar'a doğru gittiler. O zaman 'Sincar'a da gireceğiz' dedim. Şimdi oraya da operasyonlar başladı. İçeride teröristlerle mücadele, dışarıda da mücadele. Bizim derdimiz teröristler. Biz bir işgal devleti değiliz. Onun Batı'da örnekleri var. Elhamdülillah, bizim geçmişimizde böyle bir şey yok. Bunu Afrikalı dostlarımız çok iyi bilir. Ama bizim tarihimizde bu yok. Bizim tarihimizde adalet var. Bizim tarihimizde mazlumların yanında yer almak var. Bizim tarihimizde zalimlerle beraber olmak yok. Şu anda da Afrin'de yaptığımız bu. Kimin yanındayız? O mazlumların yanında. Televizyonda izliyorsunuz, değil mi? O mazlumları, o garipleri, yediden yetmişe o yavruların ne hale geldiğini görüyorsunuz, değil mi? Onlara nasıl vuruyorlar. Doğu Guta'da olanları görüyorsunuz, değil mi? Batılı bize akıl vermeye çalışıyor. 'O aklı kendinize saklayın' dedim. Hepsinin video kayıtları, her şeyi var. Yarın zaten Varna'da bir araya geleceğiz. Hazırlıkları yaptım, kendilerine göstereceğim."

Erdoğan, milletin onuru ve gururuyla oynamaya kimsenin hak ve salahiyeti olmadığını ifade ederek, dimdik ayakta duracaklarını ve taviz vermeyeceklerini vurguladı.

Mehmetçik'in kar, kış demeden terörle mücadele ettiğine işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Gençlik yıllarımızda, zaten şu anda da yaşlı değiliz ya mitingler yapardık. Derdik ki ben onu biraz değiştirdim şimdi. 'Kar, boran, fırtına, sükun bulacak. Sana PYD/YPG selam duracak'. Evelallah, olan o. Kararlılıkla, azimle, hamdolsun. Mehmetimizi görüyorsunuz, o çocukları okşuyor. Sadece çocukları değil, hayvanları da okşuyor. O kedileri sevişlerini falan görüyorsunuz. Hepsine giyeceklerini, yiyeceklerini, her şeylerini götürüp oralarda dağıtıyoruz. Onlar bombalarla her yeri yıktılar. Onlar yıkmaya, biz ise yapmaya, ihyaya geldik. Farkımız bu."

Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet vurgusu yapan Erdoğan, vatandaşlarla "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısını söyledi.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?24 Haziran milletvekilli seçiminde hangi partiye oy vereceksin

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV